23 Kasım 2010 Salı

Alfie (2004)

Charles Shyer' in yönettiği, Jude Law' ın başrolünde arzı endam ettiği Alfie de bir yeniden çevrim! İlk Alfie 1966' da çevrilmiş.

Bir New York çapkınının hikayesini anlatıyor film, e tabi bu çapkın Jude Law olunca bayıla bayıla izliyoruz..o..O Tamamen Jude Law üzerine kurulduğu için film, bir Jude Law şöleni halinde geçiyor.. Bundan şikayetçi miyiz peki? Asla ;)



Alışık olmadığımız bir teknikle Alfie kameranın içine bakıp bakıp kendi hikayesini anlatıyor bize.. İşte ben böle kadınlardan hoşlanırım, yok işte benim yaşama amacım kadınlar anlatıyo da anlatıyo. Müzik ve görsellik gayet iyiydi bence, görsellik diyince Sienna Miller' ın katkısını da göz ardı etmeyelim tabi..

İkili bu filmde aşık olmuşlar birbirlerine..xoxo ;)

SPOİLERzz..

Alfie limuzin şoförlüğü yaparak geçimini sağlayan yakışıklı ve genç bir abimizdir.New york gece hayatının nabzını tutmaktan da geri kalmaz, her gece başka bir kadınla gününü gün etmektedir..

Film boyunca arkadaşının nişanlısından, yaşça çok büyük bir kadına kadar uzanan yelpazesini izliyoruz. Tabi zaman geçtikçe gençliğin, hızlı hayatın geçici olduğunu anlıyor Alfie, ama bazı şeyler için çok geç oluyor..

Final bir Teoman şarkısını hatırlatıyor bize; " çok kadın hiç kadındır olum yalnızlıktır sonu.."

SPOİLERzz.. 

Filmin çok da sürükleyici olduğunu söyleyemem, eğlenceli başlıyor ama sıkıntılı bitiyor malesef. Ama Jude Law için izlenir derim ben. Bir insanın tavan yapan özgüveni nasıl yavaş yavaş azalır onu da bir görürsünüz..

Kişisel Notum: 10/ 7

Sinebot Link: http://sinebot.com/movie/3325/alfie

Çüssy..

12 Kasım 2010 Cuma

Hımm, Lovely Shoes, interesting..Du bakiim neymiş bu?

Bu siteden bugüne kadar bir çok blogçu bahsetti (ay blogçu deyince kızmasınlar şimdi, pağdon blogger)! E ne var burda? Çin malı ayakkabı var haaanım, koş koş..
E dedim neymiş bu bi giriim bakıım dedim, şimdi ayakkabılar çok kaliteli değil bi kere göründüğü kadarıyla onu bi söliyim ama cok model var ve cok ucuz gerçekten, fiyatlar 10-20 usd civarı! Bi de bu işin shipping tarafı var tabi, taaa Çin' den geliyor kolay değil. Onu da şimdi aşağıya koyucam tablosunu ama 6-7 ayakkabı alsan 50-60 usdye geliyor. Yani şöyle bir hesap yaparsak diyelim 15usd' den 6 akkicik aldık ve bunların 60 usd shipping ücreti var.
(15*6)+60= 150 usd' ye 6 ayakkabınız olacak, bi de bunu arkadaşlarınızla ortak aldığınızı ve shipping parasını paylaştığınızı düşünün, oh süper vala..

Site şu: http://www.lovelyshoes.net/



Önceden 100 usd minimum sipariş verme zorunluluğu varmış ama artık onu da kaldırmışlar özgürsünüz yani!Shipping tabloları da şunlar..




Burdan kankoom adımayşesoyadımgül' e sesleniyorum, gel ortak ol bana Çin' e de el atalım! vala sevdim ben bu işi..

Çüssy..




11 Kasım 2010 Perşembe

The Social Network (2010)


Çoğunluğumuz kullanıyordur heralde Facebook' u, artık hepimiz için arkadaşlarımızın hatta ailemizin neler yaptığını takip etmek için, çeşitli etkinliklerden haberdar olmak için, video paylaşmak için, içinde bulunulan anda neler hissettiğimizi ifade etmek için, daha bir sürü şey için vazgeçilmez bişi oldu. Yine bir çoğumuzda biliyoruzdur Facebook' un kurucusunun 26 yaşındaki Mark Zuckerberg olduğunu (2004 yılında Facebook'u kurduğunda 20 yaşındaydı). İşte The Social Network, Mark Zuckerberg' in Facebook' u nasıl hayata geçirdiğinin hikayesi. Filmde anlatılanların ne kadarı gerçek ne kadarı kurgu bilemiyorum ama şu anda dünyanın en genç milyarderi olan Mark' a sinnir oldum ben o kadarını söliyim. 


Mark Zuckerberg' i Jesse Eisenberg canlandırıyor.
ccc SPOİLER REİS ccc

Kız arkadaşı tarafından sinir bozucu tavırları yüzünden terk edilen Harvard öğrencisi Mark, o akşam yurda döner ve biraz da kız arkadaşından intikam almak için Facemash adını verdiği bir site kurar. Bu sitede Harvard' da okuyan bütün kızlar birbirleriyle ve hayvanlarla karşılaştırılarak yarıştırılır. Bu site çok kısa bir zaman içinde popüler olur.

Bu sitenin ününü duyan okulun abilerinden Winklevoss ikizleri, kurmak istedikleri harvard.edu uzantılı arkadaşlık sitesi için Mark' a teklif götürürler ve planlarını anlatırlar. Mark tekliflerini kabul eder ancak bir süre sonra kendi oluşturduğu ve TheFacebook adını verdiği siteyi açar. En yakın ve tek arkadaşı Eduardo' da ona maddi olark yardımcı olmuştur.

Facebook' un popülerliği arttıkça Mark' ın hırsıyla birlikte başka yerlere sürüklenirler. Artık davalı taraf olarak katıldığı iki dava vardır, birinde davacı taraf Winklevoss ikizleri diğerinde ise en yakın arkadaşı Eduardo'dur.

ccc SPOİLER BİTTİ REİS ccc 

Şimdi ben burdan şöyle yüzeysel bir yorum yapsam ayıp olmaz di mi; olum Facebook' un altında kız meselesi varmış, puhahaha.. Hı bi de Justin Timberlake var filme ne alakaysa Sean Parker rolünde.



David Fincher gibi bayıldığımız bir adamın yönetmen koltuğunda oturuyor olması filmi izlemek için başlı başına bir sebep aslında, tabi hergün kullandığımız Facebook nasıl ortaya cıkmıs bi görmek için de izlenir.

Kişisel Notum: 10/ 7


Çüssy..

10 Kasım 2010 Çarşamba

Bayıldım Bittim..

Leighton Meester' in Vera Wang kıyafetine bayıldım! Bundan gelinlik istiyorum, burda stoklıyımda dursun bi bakalım..
Diğer fotoğraflarda şurda...





Çüssy..

İsveç Stayla

Şimdi bu siteyi ben salıncakta iki kişi' de gördüm, sonra aman aman bayıldım! Açıp açıp bakıyorum.. Ah diyorum kesin bende evimi böle yapıcam . Vala ben en çok hangisini bağendiğime karar veremedim..

Site isveççe, biraz karmaşık geliyo ama beğendiğiniz resme tıklayın işte..:) Bi kaç tane ben buraya koyıyım, gerisine siz bakın şurdan....





Ne de güzel olmuşsundur beyazlar içinde sen!


Çüssy..

9 Kasım 2010 Salı

He's Just Not That Into You (2009)


Romatik komedi seviyorum napıyım, ne kadar çerezlikte olsa ne kadar klişelerle doluda olsa seviyorum. He' s just not that into you bu çerezler için iyi bir örnek, yer yer sıkıcı olsada ilişkiler için önemli ipuçlarıyla dolu bir film ama yer yer sıkıcı diorum bak yoksa genelinde eğlendim ben.

Ken Kwapis' in yönettiği filmin kadrosunda ise kimler kimler yok ki! Ben Affleck, Jennifer Aniston, Drew Berrymore, Jennifer Connelly, Kevin Connolly, Bradley Cooper, Ginnifer Goodwin, Scarlett Johansson.. Yok yok yani ;)


Drew ve Scarlett karşılıklı, voo..

Böle filmde herkes birbiriyle bağlantılı çıkıyo falan o olayı seviyorum ben, Love Actually' le başladı bu fikir gayet hoş oluyor bence..









SPOLİER Yapalım Accık..


Şimdi bi kızcağazımız var Gigi, bu devamlı birileriyle çıkıyo ama o akşamdan sonra adamlar buna geri dönmüyo! Ama tabi hepimizin yaptığı gibi Gigi' nin kız arkadaşları da kendi başlarından geçen yada bir arkadaşlarının başlarından geçen olayları anlatarak kızı teselli ediyorlar. Yok işte kesin senden hoşlandı ama mutlaka numaranı kaybetmiştir, yok benim bi arkadaş var şimdiki kocası 1 ay aramamış ta ama sonra direkt evlenmişler falan filan.. Sonra Gigi peşinden koştuğu bir adamı bulmaya gittiği bir barda Alex' le tanışır ve Alex ona hayatının sırrını verir. Erkekler tamamen nettir. Evet sır bu, yani bir erkek ne söylüyosa gerçekten onu söylemek istemiştir ve sizi aramıyosa sizi görmek istemiyordur, bu kadar..

Bunun yanında 7 yıldır birlikte yaşayan Beth ve Neil' in durumu var. Neil ne kadar çok sevse de evliliğe karşıdır ama Beth artık evlenmek ister ve bu cephede de olaylar gelişir.

Bir de erken yaşta evlenen Janine ve Ben var! En sinir bozucu olan bu ilişki bence ayrıca. Ben' in aklı markette tanıştığı sarışına takılır ve ne kadar karşı koymaya çalışsa da seksi sarışını monoton evliliğe tercih eder. E tabi tercih yapması gerekir..

SPOİLER BİTER..

Gigi- ne tatlı kadınmış bu!
Film, ilişkiler için püf noktalarıyla dolu, çoğu yerde haksız da sayılmazlar bence.. Scarlett' e sinir oldum, Ben' e de.. Aldatılmak iğrenç bişi bunu tekrar görüyoruz kesinlikle.. Erkek direkt bakıyo yine olaya ama kadın benim için karısını bırakıcak falan die düşünüyo, iki tarafı da aldatıyo aslında erkek, iğrenç işte..

Film keyifli zaman geçirmek için iyi gider. Oyuncular için bile izlenilebilir sadece...

Kişisel Notum: 10/ 8


Baksanıza hatunlar yıkılıyo..

Çüssy..

7 Kasım 2010 Pazar

Marie Antoinette (2006)


Dün Minik' le Marie Antoinette' i izledik. Filmin sonunda şöle bi düşündük elde kalan ne var bu filmden die, ee hiç bişi yok! Sofia Coppola' nın yazdığı ve yönettiği bir görsel şölen diyebiliriz sadece.. Kıyafetler muhteşem, tek kelime edilmez onlara çarpılırız vala.. Ama işte bişi eksikti filmde..

16. Loui ve Marie Antoinette 

Sadece 14 yasındayken ülkelerin barış anlaşmalarını perçinlemek amacıyla Avusturyalı Marie ile Fransız veliaht prensi 16. Loui evlendirilir. Böyle küçük bir yaşta üstüne büyük sorumluluklar yüklenen ve tamamen farklı bir çevrede yaşamaya başlayan Marie' nin kraliçeliğe kadar uzanan, hatta ölüme giden hikayesinde zevk, sefa, acı, hasret, aşk gibi birçok şey onu bekler.

Kirsten Dunst rol için biçilmiş kaftan olmuş bence, cuk! Sofia Coppola' nın farklı tarzı hissedilio, bazen renk renk ayakkabıların içinde eski mavi bir conversle, bazen 18. yy Fransasındaki bir partide çalan rock müzikle..

Film en iyi kostüm dalında Oscar aldı hatırlatalım, kıyafetler yıkılıo yani.. Bir de biz o kostümler içindeki çocuklara bayıldık..


En iyisi bu sefer daha çok resim koyayım, bu filme yakışır.. Film iyi değil ama görsellik harika derim ben..


Marie' nin conversleri..




Kişisel Notum: 10/ 7


Marie' cim sefa pezevenginin bayrak tutanı tabi.!!

Çüssy..

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...