13 Aralık 2010 Pazartesi

Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street (2007)


Tim Burton' ın karanlık filmleri kimileri pek açmıyo ama ben seviyorum galiba, adamın über bi hayal dünyası var sonuçta.. Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street' de ise karanlığın ve iğrençliğin dibine vurmuş diyebiliriz. Filmi izlemek azıcık sağlam mide istiyo benden söylemesi. Kurtçuklar olsun, fareler olsun, böcekler olsun, bunun yanında bir de neredeyse filmin her anında bi yerlerden kan fışkırıo tabi..

Film bir müzikal aslında, cok az normal diyaloğun yanında çoğunluğunda şarkı söylüyor oyuncular, hemde kendi sesleriyle..En iyi Müzikal dalında da Golden Globe' u kapmış tabi Tim Burton abimiz. Müzikler şahane zaten..



spOiLer..

1700 lerin Londrasında berberlik yapan Benjamin Barker' ın çok güzel bir karısı, minik bir bebeği ve mutlu bir hayatı vardır. Güzel karısına göz koyan şehrin yargıcı Mr. Turpin, Benjamin' i tutuklatır ve karısını kaçırır. 15 yıl bir hücrede hapsedilen Benjamin, intikam hırsıyla şehre döner ve Londra' nın en kötü etli turtalarını yapan Mrs. Lovett' la tanışır. Mrs. Lovett, Benjamin' e karısının zehir içerek intihar ettiğini, kızının ise yargıç Turpin tarafından esir tuttulduğunu söyler.



Mrs. Lovett' ın Sweeny' le hayalleri vardır amaaa..
 Mrs. Lovett' ın dükkanı Benjamin' in eksi evinin altındadır ve Benjamin, ondan tekrar bu daireyi kiralar, zaten Mrs. Lovett, Benjamin' e gizliden aşıktır. Benjamin, Sweeny Todd adını kullanmaktadır artık, dairesinde berberlik yapmaya devam eder. İntikamını almak için Mrs. Lovett' le bir ortaklık kurarlar. İşte tüm çılgınca olaylar bundan sonra başlar..

spOiLer..



Sweeny' nin kızı güzeller güzeli Johanna..
 Ünlü bir Broodway müzikalinin uyarlaması olan bu Tim Burton şahanesi müzikleriye, görüntüleriyle, enteresan hikayesiyle çok güzel bir film. Birazcık iğrenç olsada masalsı atmosferinden dolayı beni o kadarda rahatsız etmedi, ama edebilir tikkat..

Kişisel Notum: 10/ 7

Sineboty: http://sinebot.com/movie/820/sweeney-todd-the-demon-barber-of-fleet-street

Çüssy..

22 Ekim 2010 Cuma

İlk Film- Dancer in the Dark (2000)


Evet, şimdi en son izlediğim filmden başlıyorum: Dancer in the Dark!!

Lars von Trier ' in Cannes' dan ödüllü filmini ancak izleyebildim. Björk' ün gıcık mimikleri, gıcık hali tavrı, gıcık oyunculuğu (son 10 dk.daki hakkını yiyemem ama) ve en baba Ferdi Tayfur filmine on basan konusuyla boğan bi filmdi. Resmen film insanın içini oya oya ilerliyo. Müzikal sahnelere geçişler iyiydi ama insanın Selma' ya neden be bacım neden böle yapıosun diyesi geliyo.

Burdan sonrası SPOİLER (AĞIR) olacak dikkat dikkat..

Azıcık filmi anlatayım hazır hafızamda tazeyken:

Selma Jezkova ve 10 yaşındaki oğlu Gene, küçük bir kasabada bir karavanda yaşamaktadırlar. Bir fabrikada çalışmakta olan Selma kalıtsal bir hastalık nedeniyle görme yetisini yavaş yavaş kaybetmektedir. En büyük amacı gerekli parayı biriktirip oğlunu ameliyat ettirerek aynı akibete uğramasına engel olmaktır ve de Selma büyük bir müzikal tutkunudur hatta kasabada bir müzikal sergilemek için yapılan çalışmalara katılmaktadır. Arkadaşı Kathy ise iş yerinde ve dışarıda en büyük destekçisidir.

Buraya kadar iyi tamam, ama bundan sonra arkadaş film bi allak bullak oluyo hoop diosun bi.
Bu Selma'nın ev sahibi çift bi sorunlu, kadın kocasının hiç bitmeyecek bir malvarlığının olduğunu düşünüo, adamda (ki kendisi polis) borç batağına düşünce Selma' nın çocugu için biriktirdiği paralara göz dikiyo ve çalıyo tabiki. Bizim saf Selma da durur mu gidiyo güzel güzel istiyo adamdan parayı ama adam anca beni öldürürsen alırsın diyo. Eh bizimkide öldürüveriyo, neredeyse kör bir kadın bir polisi nasılsa öldürüveriyo işte, herşey oğlu için güya.

Hey allam nese daa fazla devam etmiyim.

SPOİLER BİTTİ!!

aslında ben bu filmdeki karakterlere gıcık oldum, ya öle şey yapılır mı bu kadarda salak olunur mu falan die.
Ama izlenebilir, doya doya ağlanabilir iyi bi film.

Kişisel Notum: 10/6

Son olarak bu da Sinebot linki: http://sinebot.com/movie/1263/dancer-in-the-dark

Çüssy..

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...